Tekerlekli sandalyede bir Türkiye şampiyonu

12.01.2018

8 aylıkken geçirdiği çocuk felci nedeniyle bedensel engelli olan Sinem Öntürk, dans etme hayalinden hiç vazgeçmedi. Yılmadan çalışan ve “engellere” meydan okuyan Öntürk, “aksesuarım” dediği tekerlekli sandalyeyle çıktığı sahnede şimdi Türkiye şampiyonu olarak dans ediyor.


  • Bebekliğinde geçirdiği hastalık nedeniyle bacaklarındaki ve sol kolundaki hareket kabiliyetini yitirmesine rağmen dans etme hayalinden vazgeçmeyen Sinem Öntürk, "Tekerlekli Sandalye Dans Şampiyonu" olarak Türkiye'yi yurt dışında temsil etmeye hazırlanıyor.

    TEKERLEKLİ SANDALYEYE “AKSESUARIM” DİYOR

    Dansçı Sinem Öntürk, İzmir'de ışıkların aydınlattığı bir sahneye özel yapım tekerlekli sandalyesiyle çıkıyor ve bacaklarını kullanamasa da elleri, kolları, mimikleri ve "aksesuarım" dediği tekerlekli sandalyesiyle müziğe eşlik ediyor.
  • HAYALLERİNİ GERÇEKLEŞTİRMENİN MUTLULUĞUNU YAŞIYOR


    Çocuk felci nedeniyle ilkokuldan sonra okula gidemeyen, 15 ameliyat geçiren ve yıllarını evde dans edebilme hayaliyle geçiren 40 yaşındaki Öntürk, bedensel engelli bireylerden oluşan Wheelchair Dance Project ile sürdürdüğü dans yolculuğunda hayallerini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyor.
    Antalya'da düzenlenen Tekerlekli Sandalye Dans Türkiye Şampiyonası'nda kadınlarda birinci olan Öntürk, başarısını uluslararası platformlara taşımak için çalışmaya azimle devam ediyor.
  • "DANS BENİM İÇİN İMKANSIZ GÖRÜNÜYORDU"


    Eğitimini açıköğretim ile tamamlamayan, hayatını güzellik uzmanı olarak çalışarak kazanan dansçı, çocukluğunun hastanelerde geçtiğini, uzun tedavi sürecinin ardından ancak kollarını oynatabilir duruma geldiğini söyledi. İlkokulda merdivenleri çıkamadığını, yardımsız hareket edemediğini dile getiren Öntürk, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
    "Hastalığın hayatımı çok etkilediği dönemler oldu. Küçükken kendime yetemiyordum, evde çok fazla zaman geçirdiğim dönemler oldu. O zaman şartlar bu kadar gelişmemişti. Tuvaletler engelliler için uygun değildi, birisi beni okula götürürse gidebilirdim. Problemler yaşadım, okula devam edemedim. Sonra eğitimimi dışarıdan sürdürmeye çalıştım. O yıllarda da müziği ve dansı çok seviyordum. Aslında dans benim çocukluk hayalimdi ama engelli olduğum için imkansız gibi görünüyordu."
  • "ARAMIZDAKİ TEK FARK..."


    Dansta "duyguyu izleyiciye iletebilmenin" önemli olduğunu aktaran Öntürk, şöyle devam etti:
    "Ne yaptığınızın önemi yok, karşıdaki sizi izliyor, alkışlıyorsa ruhunuzla dans ediyorsunuz demektir. Tekerlekli sandalyemi kıyafetim, ayakkabım gibi görüyorum. Aramızdaki tek fark, ben sizin kullanmadığınız bir aksesuarı kullanıyorum." 
  • "UMUT OLABİLMENİN GURURUNU YAŞIYORUM"


    Müziğin ne yapması gerektiğini ona söylediğini ve yol gösterdiğini dile getiren dansçı, sahnede sadece "müziği" ve "dansı" hissettiğini aktardı.
    Şampiyon olduktan sonra kendisine ilginin arttığını kaydeden Öntürk, başkalarına umut olabilmenin gururunu yaşadığını ifade etti. 




Kaynak:NTV

Yorum Yaz

E postanız yayınlanmayacaktır. Tüm alanlar mecburidir