Beyaz yakalılar ve otomatik vites kullananlar daha fazla risk altında!

15.11.2017

Uzun süre bilgisayar başında çalışan beyaz yakalılar, bilgisayar başında uzun saatler geçiren çocuklar, trafikte uzun süre kalanlar, uzun uçak yolcukları yapanlar ve hastalık nedeni ile uzun süre yatmak zorunda kalan hastalar derin ven trombozu ve buna bağlı gelişen akciğer embolisi riski altında.


MEDİMAGAZİN - Ulusal Vasküler ve Endovasküler Cerrahi Derneği(UVECD) tarafından düzenlenen 18. Ulusal Vasküler ve  Endovasküler Cerrahi Kongresi ve 9. Ulusal Fleboloji Kongresi, 9-12 Kasım 2017 tarihleri arasında Girne’de gerçekleştirildi.

Endovasküler cerrahi alanında görev yapan bin 200 doktor, 300 hemşire ve 100’e yakın diğer katılımcının ilgi gösterdiği kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında,  Kongre ve UVECD Başkanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, Kongre ve UVECD Sekreteri Prof. Dr. Tankut Akay, Kongre Bilimsel Program Başkanı Prof. Dr. Kürşat Bozkurt açıklamalarda bulundu.

Her 4 ölümden birinin nedeni: Venöztromboembolizm

Dünya üzerindeki her 4 ölümden birinin  kan pıhtılaşmasına bağlı hastalıklar (venöztromboembolizm) olduğu bilgisini veren Prof.Dr.Cengiz Köksal, oluşan komplikasyonlar nedeni ile dünya genelinde her yıl 3 milyondan fazla insanın hayatını kaybettiğini söyledi.
Akciğer embolisi önlenebilir hastane ölümlerinde ilk sırada!

Emboliye sebep olan pıhtıların pek çoğunun, bacak ya da uyluk bölgesindeki derin toplardamarlardan köken aldığını ve bu pıhtıdan kopan bir parçanın, kan dolaşımı ile taşınarak akciğer atardamarına ulaşıp damarları tıkadığını ifade eden Köksal,

“Yaşamı tehdit eden, tedavi edilmediğinde başta akciğerler ve kalp olmak üzere tüm organların çalışmasını etkileyen oldukça ciddi bir hastalıktır ve önlenebilir hastane ölümlerinin birinci sırasında yer almaktadır.” dedi.

Beyaz yakalılar ve uzun süre bilgisayar oyunu oynayan çocuklar tehdit altında!

Uzun süre masa başında oturan ya da uzun uçak yolculukları yapan kişilerin yanı sıra, bilgisayar başında çok uzun saatler oyun oynayan çocukların risk altında olduğunu vurgulayan Köksal, “Bacakta oluşan tek taraflı ani ağrı venöztromboembolizmi işaret eder, bunun sonrasında görülen ani solunum sıkıntısı da pıhtının akciğerlere doğru ilerlediğinin göstergesidir. Bu önemli bir sorun olmakla birlikte önlenmesi ise daha basittir.” dedi.

Otomatik vites sendromu

Toplardamarlarda pıhtı oluşması ve bu pıhtının akciğere yayılmasının hayatı tehdit ettiğini belirten Köksal, “Düz vites araç kullananlar, otomatik vitesli araç kullananlara göre uzun yolda daha şanslı. Debriyaja basmak, her iki bacağı hareket ettirmek önemli’’ dedi.

Aniden ortaya çıkıyor!

Hastalarda aniden ortaya çıkan ağrı ve şişlikle kendini gösteren Derin Ven Trombozunun yol açtığı sıkıntıların bazı durumlarda ise hiçbir belirti göstermediğine dikkat çeken Prof.Dr. Tankut Akay, “Bazende bacaktaki pıhtıdan kopan bir parçanın yol açtığı, akciğer embolisi gibi  ölümcül bir komplikasyon meydana geldiğinde teşhis edilir ve akciğer embolisi gelişen hastada; açıklanamayan nefes darlığı, derin nefes alırken göğüste ve sırtta şiddetli ağrı ve öksürük ile birlikte kan tükürmek şeklinde kendini gösterir.” açıklamasında bulundu.

“Tedavide çok şey değişti”

Derin Ven Trombozu tedavisinde gelinen son nokta hakkında değerlendirmede bulunan prof.Dr.Kürşat Bozkurt,  “Eskiden hastaları günlerce hastanede yatırırdık. Çünkü hasta ayağa kalktığında pıhtı atmasından korkardık. Nedeni ise eskiden kullandığımız ilaçların sürekli takip gerektirmesi ve doz ayarlamasının zor olmasıydı. Ancak günümüzde kullanılan ilaçlar ile bu problem ortadan kalktı. Yeni nesil kan sulandırıcı ilaçlar ile çok etkili ve kolay tedaviler uygulayabiliyoruz.” dedi.

Girişimsel işlemlerde yerli ürün kullanılıyor

Varis ve toplardamar tıkanıklığı olan bazı hastalara uygulanan girişimsel tedavilerde kullanılan tıbbi cihazların Türkiye’de üretildiğine dikkat çeken Bozkurt, 

“Modern tıptaki gelişmeler sayesinde, özel üretilen kateterlerle,  erken dönemde teşhis konabilen hastalarda anjiografik yolla direk pıhtının içine girilerek, aktif şekilde pıhtı erimesinin sağlanması ile kapak harabiyeti gelişmeden önce pıhtılar dolaşımdan uzaklaştırılıp Post trombotiksendrom’a gidiş önlenebilmektedir. Bu yöntemler literatürde ‘Kateter yollu trombolitik tedavi’ denilen kateterlerle pıhtıyı eritici ilaçların tıkalı damara verilmesi ya da ‘Farmako-Mekanik Trombektomi’ ile pıhtının kateterler yoluyla parçalanarak aynı zamanda pıhtı eritici ilacın verilmesi ya da direk motorlu aspirasyonkateterleri ile pıhtının yüksek bir rotasyonel kuvvetle aspire edilmesini sağlayan ‘Aspirasyon Trombektomi’ yöntemleridir. Damar içindeki pıhtının aktif şekilde temizlenme işlemini takiben sonra geride kalan kronik darlıklar için balon anjioplasti ve stentimplantasyonu gerekebilir.” açıklamasında bulundu.
 


Kaynak:Medimagazin

Yorum Yaz

E postanız yayınlanmayacaktır. Tüm alanlar mecburidir