‘Akut dağ hastalığı’ yolculuklarda da risk yaratıyor!

19.06.2017

Genelde dağ tırmanışlarında görülmesine rağmen  iş veya tatil amaçlı yüksek rakıma seyahatte de ortaya çıkabilen ‘akut dağ hastalığı’, kalp veya akciğer rahatsızlığı olanlarda daha düşük rakımlarda gelişebiliyor.

‘Akut dağ hastalığı ‘ önceden sağlıklı olan bireylerde, 2 bin 500 metre ve üzeri yüksekliğe çıkıldığında ortaya çıkan ve şakaklarda hissedilen baş ağrısı, bulantı, kusma, halsizlik, uykusuzluk ve tırmanma performansında düşme şeklinde kendini gösteriyor. 

‘’Kalp veya akciğer rahatsızlığı olanlarda daha düşük rakımlarda gelişebiliyor’’

Genelde dağ tırmanışlarında görülmesine rağmen  iş veya tatil amaçlı yüksek rakıma seyahatte de ortaya çıkabilen bu hastalık, kalp veya akciğer rahatsızlığı olanlarda daha düşük rakımlarda gelişebiliyor.

Konu ile ilgili Türk Toraks Derneği’nin resmi internet sitesinde yer alan açıklamada, ‘’Aniden yüksek rakıma çıkıldığında; uçakla seyahat veya hızlı tırmanış gibi durumlarda vücudun adapte olması için yeterli zaman olmadığından akut dağ hastalığı gelişebilmektedir. Çıkılan rakım ne kadar yüksek olursa hastalığın gelişim riski de o kadar fazla olacaktır.

Yüksek rakımda havadaki oksijen deniz seviyesine göre daha seyrek yapıda olduğu için vücudun ihtiyacı olan oksijenin alınabilmesi amacıyla solunum sayısı, solunum derinliği ve kalp hızı artar; idrar atılımı artarak kandaki alyuvarlar yoğunlaştırılır ve özellikle geceleri solunum şekli değişmeye başlar.‘’ ifadelerine yer veriliyor. 

‘’Kalp veya akciğer rahatsızlığı olanlar uçak değil karayolunu kullansın’’

 ‘Aklimatizasyon’ denen bu adaptasyon mekanizmasının gelişmesi için tırmanışlarda mümkün olduğu kadar yavaş olunması gerektiğine dikkat çeken Dernek Yetkilileri, 

‘’Örneğin 3 bin metrenin üstünde günde 300 metreden fazla çıkılmaması, her bin metrede bir günün dinlenmeye ayrılması önerilmektedir. Seyahatlerde ise özellikle kalp veya akciğer rahatsızlığı olanlarda uçak yolculuğu yerine karayolu ile yüksek bölgeye gidilmesi önerilmektedir. Aklimatizasyonu olumsuz yönde etkilediği için alkol ve sedatif ilaçlar kullanılmamalı, idrarla sıvı kaybı olacağı için sıvı alımı artırılmalıdır.’’ diyor.

‘’Yolculuk öncesi tıbbi yardım alınmalı’’

Hastalığa ait bulgular ortaya çıktığında yorgunluk, migren gibi durumlara bağlanmaması gerektiğini ifade eden uzmanlar,

‘’Bu durumda efordan kaçınılmalı, tırmanış durdurulmalı, şikayetler arttığında ise en kısa zamanda daha düşük rakımlara geri dönülmelidir. Çünkü akut dağ hastalığının ilerlemesi, beyin ödemi veya akciğer ödemi gibi daha ciddi durumları tetikleyebilir. Daha önce benzer bir durum yaşayanların yine yüksek rakıma yolculuk etmeleri gerekirse, yolculuk öncesi tıbbi yardım almaları önerilmektedir. ‘’ açıklamasında bulunuyor.


Kaynak:Medimagazin

Yorum Yaz

E postanız yayınlanmayacaktır. Tüm alanlar mecburidir